Başlangıç / Üniversite Hayatı / Ön Lisans Okumayın – Bilgisayar Programcılığına Gitmeyin

Ön Lisans Okumayın – Bilgisayar Programcılığına Gitmeyin

Yazıma öncelikle Türkiye’de iki yıllık bir üniversite okumanın nasıl büyük bir hata olduğunu belirterek başlamak istiyorum. Lise çağındaki öğrencilerin yanlış yönlendirilmesi neticesinde seçilen ön lisans bölümünün ülkemizde hiç bir değeri yok ! Genelikle öğrenciler bir sene daha üniversite sınavına çalışmasın, iki senede okulu bitirir daha sonra DGS (Dikey geçiş sınavı) ile dört senelik bir bölüme tamamlar düşüncesi ile bu bölümlere gönderilmektedir.  Umarım bu yazı ön lisans bölümüne gitmeyi düşünen genç arkadaşlarıma ulaşırda bir yanlıştan vazgeçerler…

Bu Yazımda ;

  • Neden ön lisans bölümleri tercih edilmemeli.
  • Dikey geçiş sınavı (Dört yıla tamamlama) hakkında yanlış bilinenler.
  • Ön lisans bölümlerinde verilen eğitim ve sosyal hayat.
  • Bilgisayar Programcılığını popüler yapan nedir ?  Neden gitmeyin diyorum.

Artık kaderin bir cilvesi olarak mı dersiniz yoksa basiret bağlanması bilemiyorum bende ön lisans bölümü mezunlarındanım.. Buraya yazdığım satırların farkına vardığımda henüz birinci sınıfın ortalarındaydım okulu bırakıp tekrar sınava çalmaşmak için eve döndüm fakat “Basiret bağlandı bi kere yapacak bi şey yok ” bitirdik okulu..

Neden ön lisans bölümleri tercih  edilmemeli ?

Mezun olursunuz, olduktan sonra anlarsınız ki hayatınızın iki senesi boşa geçmiş, (tabi iki yılda bitirebilirseniz) size yaptığınız meslek ile ilgili hiç bir şey öğretilmemiş ve kendi mesleğinizi yapabilecek bilgiye sahip olmadan mezun olmuş olursunuz. Özel şirketlere başvuru yaptığınızda yeni mezun bir ön lisans mezunu yerine, yeni mezun lisans mezunu birisini işe almayı tercih edeceklerdir…

Diyelim ki KPSS’ye  girdiniz  memur olmak için tercih yaptığınız yerin koşullarına bakıyorsunuz ki oda ne ! sizin ile aynı yere halk eğitim merkezinden belge alan lise mezunu biriside başvuru yapabiliyor… 

(Erkekler için) Askere gideceksiniz diyelim, lisans mezunu adam 6 ay askerlik yaparken siz 12 ay askerlik yapacaksınız okuduğunuz okulun yine bir faydası olmadı size…  Belki onbaşı felan olursunuz 🙂

Diyelim ki bir projeniz var Tübitak’a sunacaksınız  lisans mezunu olmanız gerekiyor projenizin bir önemi yok … 

Girişimcilik için devletin verdiği teşviklerden mi  yararlancaksınız bakıyoruz ki yine lisans mezunu olmanız veya bir yıl içinde lisans mezunu olabilecek seviyede olmanız gerekiyor…

Dikey geçiş sınavı (Dört yıla tamamlama) hakkında yanlış bilinenler.

Ölüler sanıyor ki diriler her gün helva yiyor …

Bu dikey geçiş sınavında sadece Türkçe 1 ve Matematik  1 sorularının bulunmasından dolayı  sanırım insanlar bu sınavı çok basite alıyor. Büyük çoğunluk  iki yıllık bölümü bitirip bu sınavla dört yıla tamamlamayı düşünüyor…  Lakin burada bilinmeyen çok önemli detaylar var !!

1-  Özellikle üniversitede sınavına bir sene daha hazırlanıp zaman kaybetmeyim,  iki yıldan dört yıla tamamlarım diye düşünenler için büyük bir hata burası . Kanımda sizi burada cezbeden bu sınavım üniversite sınavından daha basit olması ve bilgi eksikliği..  Her şeyden önce bu sınava hazırlanırken  aynı anda üniversiteye devam edip hemde üniversitenin derslerini verip mezun olmanız gerekli, yani hem üniversitedeki dersleriniz vermekle uğraşacak hemde DGS sınavına çalışacaksınız.

2-  Dikey geçiş ile  geçebileceğiniz bölümler mesleğiniz ile alakalı daha önceden oluşturulmuş belirli bölümler, bu bölümlerinin dışında tercih yapamıyorsunuz ve (burası çok önemli) üniversite sınavındaki kontenjan ile DGS sınavındaki kontenjan aynı değil.  Örnek veriyorum gideceğiniz bölüm üniversite sınavı ile 100 kişi alıyorsa dikey geçiş sınavı ile 5 kişi alıyor bunun yanında birde ön lisans başarı puanı diye bir saçmalık var buda sınav puanınıza etki ediyor. Ayırca siz hem okul hem sınav diye uğraşırken daha önce mezun olmuş ve bir sene boyunca sadece bu sınava çalışan çoktan bir sene daha kaybetmiş kişiler var …

3-  Sınava girdiniz ve istediğiniz bölümü kazandınız diyelim işte bu seferde o üniversitenin fark dersleri vermek zorundasınız. (Bu konu hakkında internetten detaylı araştırma yapabilirsiniz her üniversitenin kredi ve ders sistemi farklıdır). Yani dikey geçiş ile geçmiş olduğunuz bölümü iki senede bitiremiyorsunuz fark dersler ve kredi sistemi yüzünden okulunuz kafadan bir sene daha uzuyor.  Hatta ön lisans bölümünde almış olduğunuz bir dersi kredi yüzünden tekrar bile alabilirsiniz.

Ön lisans bölümlerinde verilen eğitim ve sosyal hayat.

Eğitim Bölümü;

Eğer hata yaparda iki yıllık bir meslek yüksek okulda okumaya başlarsanız (örneğin bu bölüm bilgisayar programcılığı olsun) Zaten hepi topu iki sene olan bu okulun ilk yılı saçma sapan dersleriniz olacak bunların arasında lisede yıllardır aldığınız derslerde dahil . Tarih, Matematik  vs .. bulunacak ilk sene mesleğiniz ile alakalı pek bir şey görmeyeceksiniz. İkinci sene meslek derslerini alacağınız sene olacak fakat çok umutlanmayın sadece derslere gireceksiniz bir şey öğreneyeceksiniz. Mesela donanım dersiniz olacak ama bir sene içinde bu derste öğrendiklerinizi internette bir ayda araştırma yaparakta öğrenebilirsiniz ki zaten bilgisayar ile ilgili bir lise öğrenciside anakart nedir ram nedir gibi kavramlara hakimdir. Uygulama derslerinin sınavları KAĞIT üzerinde yapacaksınız evet yanlış okumadınız uygulama dersi ama sınavı kağıt üzerinde …  ( Genel bir yazı olduğu için  için çok ayrıntı vermiyorum .) 

Aslında bu meslek yüksek okulları meslek liselerinin bir üst versiyonudur bu amaç ile kurulmuş fakat yanlış bir kullanımı var !  Bu okulların amacı meslek lisesinden mezun olan öğrencilerin kendi mesleğini daha iyi şekilde yapmasını sağlamak. Bildiğiniz üzere meslek lisesindeki öğrencilere kendi alanları ile ilgili ders veriliyor, normal lise müfredatı meslek okullarında yok. Zaten meslek liselerinden meslek yüksek okullarına sınavsız geçiş sistemi var, sıkıntı ise bu okullara sınavla gelen düz lise öğrencilerinden kaynaklanıyor. Düşünün şimdi meslek lisesinden elektrik mezunu birisi ile düz lise mezunu birisi aynı meslek yüksek okuluna gittiğinde alt yapısı olmayan düz lise öğrencisi yüzünden tabiri caizse priz bile değiştirmeyi bilmeyen öğrenciler yüzünden eğitim başa sarıyor. Oysa orada verilen eğitimin lisenin bir üst eğitimi olması gerekirdi… Neyse bu konu artık eğitim sisteminin sorunlarına girdiğinden burada noktalayıp birazda ön lisans bölümlerinde ki sosyal hayattan bahsetmek istiyorum. 

Sosyal Hayat Bölümü;

Bu sosyal hayatı  üniversitelerin düzenlediği etkinlikler olarak yorumlayacak olursak bu her üniversiteye göre değişir fakat benim burada bahsetmek istediğim ön lisans bölümünde okuyan bireylerin tutumu. Benim şahsi görüşüme göre ön lisans bölümüne gelen öğrencilerin büyük bir çoğunluğu her hangi bir amacı olmadan yaşayan boş insanlar.  Yine şahsi görüşüme göre yorumluyorum bu büyük çoğunluk içinden kızlar koca bulamaya erkeklerde kız tavlamaya gelmiş.

Benim okulda herkes ile aram iyiydi (seviyeli bir ilişkim vardı) zaten benim takıldığım grup okul içinden değil şehirdeki çocuklardan olduğu için büyük bir çoğunluğunu ile dersten derse görüşebiliyorduk.  Fakat bu okulda ilk sene can ciğer kardeş olan kişiler ikinci sene düşman oldular birbirlerinin sevgilisiyle çıkan mı dersin aynı evde kaldığı arkadaşı ile karakolluk olan mı. Okulu görseniz herkes bi kutuplaşmış onlarca grup haline gelmiş bilmem o ona şöyle yapmış o buna böyle yapmış  falan filan… Ben hayatımda bu kadar vizyonsuz insanı ilk defa orada gördüm. Eğer ön lisans okumayı düşünüyorsanız bu tür insanlarla karşılaşmaya hazır olun. 

Bilgisayar Programcılığını popüler yapan nedir ?  Neden gitmeyin diyorum.

Günümüzün popüler mesleklerinden bilgisayar ama sektör hakkında bilgisi olmayanlar yada bilgisayar işini masa başı iş olarak görenler yüzünden bilgisayar programcılığı bu kadar popüler hale getiriliyor.

Fakat bu yazılım olayının içine girdiğiniz zaman sizin bu bölümde aldığınız eğitim devede kulak alıyor. Yazılım kendi alanında çeşitli dallara ayrılıyor ve her dalın ayrı bir uzmanlık alanı mevcut. Eğer oyun geliştirmeyi düşünüyorsanız ve bu bölümü bitirdikten sonra bu işi yapabileceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.

Yazar: Faruk   Şehir: Ankara

https://meslekincele.com/benim-hikayem/

1 Yorum

  1. oldukça yararlı bir paylaşım olmuş ama insan bu makaleyi okuyunca acaba bunun tam tersini düşünüen kesinlikle okunmalı diyen biri varmı diye merak ediyor. Yani hiç mi okunmaz ya şu sebeple bari okuyayım diyebileceğimiz birşey yok mu 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir